24 Ağustos 2026 Pazartesi

BKA Kendo Summer Seminar 2026














Merhaba Arkadaşlar,

Arka arkaya bir çok yazı paylaştığım için üzgünüm. Ama etkinlikler böyle arka arkaya olunca mecburen yazıya döküyorum. 

Bu geçtiğimiz haftasonunda BKA (British Kendo Association) tarafından düzenlenen bir etkinlikte görev aldım. Her ne kadar özel işlerim nedeniyle dört günlük seminerin sadece pazar gününe katılmış olsam bile, gene de çok yorucu geçti. 

Bu yıl etkinlik geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Birleşik Krallığın güneyinde yer alan Guildford’da yapılmadı. Kuzey İngiltere’nin Leeds şehrinde bulunan son derece popüler bir mekan olan “Royal Armories Museum” da yapıldı. 

Bana ve bir çok UK vatandaşına göre ülkenin en iyi müzelerinden biri olan bu müzenin giriş katında bulunan büyükçe bir salonda gerçekleşen seminere maalesef geçmiş yıllarda olduğu kadar büyük bir kitle katılmadı. 

Seminerin bu yılki baş eğitmenleri Labru Sensei 7K ve Frey Sensei 7K idi. Onlara eşlik eden UK’den diğer 7.Dan’lar da istenilen çoğunluğu sanırım sağlayamadılar.

BKA beni Dan sınavında jüri üyesi olarak davet etti. Bu gerçekten büyük bir onur, ülkenin en önemli etkinliğinde jüride yer alabilmek beni son derece mutlu etti. 

Etkinliğin sonunda yapılan sınavda 2 ayrı sınav alanı bulunuyordu. İlk masa 4.Dan ve 5.Dan için bir araya gelmişti. Ben ise ikinci masada yerimi aldım. Ikkyu’dan 3.Dan’a kadar ki sınavlarda not verdim. 

Türkiye’deyken Ikkyu sınavlarımız gerçekten başka bir boyuttaydı. Belirli bir beceri ve görsel olarak neticeden emin bir şekilde ayrılabiliyorduk. 

Ancak bu ülkede temel olarak bakılan kabaca Kirikaeshi yapıyor mu? Fumikomi adımlarını atabiliyor mu? … bitti bu kadar. Bazı jüri üyeleri az daha duyarlı olabiliyor. “3 ay sonra Shodan sınavına girse geçebilir mi?” diye incelik yapıp ona göre karar veriyorlar. 

Açıkçası söylenecek hiçbir şey yok. Ülkenin Kendo kalitesi ciddi anlamda daha en baştan düşük değerlerle başlıyor. 
Bana göre düzelmesinin de bir yolu yok, çünkü bu halinden memnunlar 😔

4.Dan ve 5.Dan sınavlarında her zaman ki gibi çok büyük bir grup kaldı. Bazıları bunun doğal olduğunu savunabilir. Ama sınava girenleri gördüğüm için söylüyorum, bence en azından üçte biri yada az biraz daha fazlası geçebilirdi. 

Özellikle bu iki sınava giren kitlenin sınavdan sonra jüri üyelerinden aldıkları geri bildirimlerden en büyük şikayetleri, jüri üyelerinin bile birbiri ile çelişkili olduğu ve daha da önemlisi seminer boyunca bu bilgilerin hiç üzerinde durulmaması olmuş. Üzücü. 😓 

Umarım yakın gelecekte bir şeyler olumlu anlamda değişir ve ülkede Kendo yapan bu insanlar hedeflerine ulaşabilirler. 

Saygılarımla 

20 Ağustos 2026 Perşembe

5.Dan Grading 🤔











Merhaba Arkadaşlar,

Bu yazım da sizlerle benimle alakası olmayan ama iki arkadaşımın bu haftasonu girecekleri 5.Dan sınavına ilişkin izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. 

16 Ağustos 2026 Pazar

Tonbo Cup 2026 (TR/EN)














Merhaba arkadaşlar, 

Bir kez daha muhteşem Tonbo Cup etkinliğinde gene bulundum. 

Yıllardır gittiğim ve duyduğum tüm turnuvalar içinde dürüst olmak gerekirse en çok bu turnuvanın sistemini seviyorum. 

Toplam 20 takımın (3 +1 kişilik takımlar) 4 ayrı pool da yarışan 5 ayrı takımın lig usulü mücadelesi kesinlikle çok değerli. 

Ben şahsım adına bir turnuvaya gidip orada önce sıramın gelmesini ardından da bir sonraki maçımın kimbilir ne zaman olacağını bilmeden beklemeyi hiç sevemedim. 

Uzun bir yolculuk, konaklama, yemek ve diğer küçük masrafları ödeyip belki de tek bir maç yapıp dönme ihtimali olabiliyor. 

Oysa ki, Tonbo Cup’ta tüm takımlar en az 4 maç garanti yapacaklar. Dört katı deneyim kazanma garantisi veriyorlar. Bu süper bir imkan. 

Öğleden önce 2 pool’da mücadele edecek takımlar iki shiai-Jo ya arıldılar. Ben bu yıl Shiai-Jo B de görev aldım. Ancak her turnuvanın en büyük sorunu elbette burada da kendini gösterdi. Yeterli hakemin olmayışı bize yeterince dinlenme imkanı vermeden sürekli olarak ayakta durmamızı gerektirdi. 

Kendi açımdan olumlu olan nokta ise, hakemlik becerilerimi sürekli test etme şansım oldu. Günün sonunda şunu anladım ki, her ne kadar tüm kuralları da bilsen, fiziksel anlamda hazır da olsan, yeterince çok hakemlik yapamadığın zaman özgüvenin biraz düşük kalabiliyor. 

Yanımızda 2 tane EKC hakemlik deneyimi olan deneyimli insanların oluşu biraz güven ve biraz da stres oluştursa da onlardan aldığım yorumlar beni çok mutlu etti. 

Eğer her şey yolunda giderse bir gün bende EKC de görev alabilmeyi çok isterim. 

Günün sonunda çok güzel ilerleyen , dostça gerçekleşen maçların ardından eminim ki herkes salondan tatmin olarak ayrıldı. 

Evet yorulduk ama aynı zamanda çok şeylerde öğrendik.Yepyeni dostluklar edindik. Bence bunlardan daha  kıymetli bir ödül olamaz. 

Umarım seneye tekrar beni bu göreve uygun görürler diye diliyorum. 

5 Ağustos 2026 Çarşamba

Araya karışmak ve hedeflerimiz

[English version below]

Merhaba Arkadaşlar,

Umarım herkesin keyfi yerindedir, yaz dönemini güzel geçiriyorsunuzdur. 

Bugün size kendo ile ilgili kişisel dertlerimi anlatacağım. Başınızı ağrıtacağım için özür dilerim. Ama mecburum. 

Kendo için çok basit bir hayat felsefem var. 

“Neredeysen oraya uyum sağla” 

Yani, gittiğim seminerler olsun, ziyaret ettiğim kulüpler olsun mutlaka amacım araya karışarak ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak keyif almaya odaklanırım. 

Çünkü keyif almazsanız oraya gitmenin bana göre pek bir anlamı yok. Keyif aldığımızda duruma, yaptığımız odaklanırız. Günün sonunda eve dönerken kendimizi zihinsel olarak biraz yorgun ama mutlu hissederken, fiziksel olarakta göstermiş olduğumuz efordan dolayı tatmin olduğumuzu görürüz. 

Benim kendi kulübüm ile evim arası araba ile 6 dakika sürüyor. Hiç yürümedim veya koşmadım. Ama kulübümdeki çalışma süresi diğer kulüplere oranla çok daha kısa. 

Eğer 4 ve üzeri bir sayıda katılımcım varsa 1 saat 30 dakika çalışabiliyoruz. Daha az bir sayıda kalırsak yalnızca 1 saat çalışabiliriz. Kulüp için kullandığımız salon bir hayli pahalı. 

Ancak , kulüpte dalga geçmek için vakit harcamam, toplu ısınma hareketlerini sevmediğim için (çok vakit harcıyor), kulübe gelenlere ısınmaları için en fazla 5 dakika zaman veriyorum. Ardından da hep beraber Suburi ile başlayıp , günün geri kalanını tempolu bir şekilde devam ettirmeye çalışıyorum. 

Kulübüme gelenlerin büyük kısmı başka şehirlerde yaşıyor. Hatta kulağa garip gelse de bir bayan arkadaşımız Galler’den geliyor. 
Haliyle onca yoldan gelen insanlara ders boyunca hikayeler anlatıp veya kendo maceralarımı anlatıp vakitlerini çalmaktan hoşlanmıyorum. Dersten sonra konuşmak veya muhabbet etmek isteyenlere kapım her zaman açık elbette. 

Neden bunları yazdım? 
Geçtiğimiz pazar günü 1 saatlik bir araba yolculuğundan sonra nir kulübü ziyarete gittim. Aklımda yol boyunca nelere odaklanmam gerektiğini, tekniklerimdeki hataları nasıl düzeltmem gerektiğini düşünüp durdum. 

Kulübün hocasını gerçekten çok severim. Çok düzgün bir kendo yapmaktadır. Güçlü bir kamaesi var. Zihinsel olarakta bir hayli çevik demek doğru olur. 

Som zamanlarda derslerini çok değiştirdiğini fark ettim. Önceleri daha aktifti , hem kondisyon açısından etkili hem de teknik anlamda çok faydalıydı. Bir çok tekniği çalışabilme imkanı yakalayabiliyordunuz. 

Neyse, derse önce 20 dakika kata ile başlandı. Ardından toplu ısınma ve suburi yapıldı. 

** Burada araya girmek istiyorum. Bana göre eğer bir dersin başında kata yapıldıysa artık ısınma ve suburi mecburi değildir. Kata yaparak zaten kaslarımız ısınmıştır. Ama çok hevesliyseniz kata’dan sonra suburi gene yapın ama ısınma hareketlerine hiç gerek yok.

Bu aşamadan sonra zaten neredeyse 40-45 dakika geçmişti. Sonra temel yürüş ve kesiş hareketlerine geçildi. Bu da neredeyse 20-25 dakika sürdü. Gene kısa bir ara ve sonunda Men giydik. Saate baktığımda 40-45 dakika kalmıştı. 
Elbette Men giydikten sonra kirikaeshi, men bazı kihonlar çalıştık ancak o kadar kısa sürdü ki şaşırdım. Ders sonunda illa ki Mawari-Keiko Gikeiko yapılmak zorunda değil ! Ama belli ki amaç her şeyi kısa sürede bitirip bunun için zaman yaratmaktı. 

Kişisel fikrim eğer doğru şekilde kihon çalışamıyorsak ders sonunda gikeiko koymanın hiçbir mantığı yok. Kendo çalışmamızın temel prensibi (bana göre) yaptığımızla Kendo’yu ideallerimizdeki Kendo’ya yaklaştırabilmektir. 

——————————————————

English version; 

Hello everyone,

I hope you're all doing well and enjoying the summer.

Today I'd like to share some personal thoughts—and frustrations—about kendo. I apologize in advance if this turns into a bit of a rant, but I feel I need to get it off my chest.

I have a very simple philosophy when it comes to kendo:

"Wherever you go, adapt to the environment."

Whether I'm attending a seminar or visiting another dojo, my goal is always the same: blend in, do my best, and enjoy the experience.

Because, in my opinion, if you're not enjoying yourself, there's very little point in being there. When we're enjoying practice, we naturally focus on what we're doing. At the end of the day, we go home mentally tired but happy, and physically satisfied because we've genuinely worked hard.

My own dojo is only a six-minute drive from my home. I've never had to walk or run to get there. However, our training sessions are much shorter than those at many other clubs.

If four or more people attend, we can train for an hour and a half. If fewer people show up, we're limited to just one hour because the hall we rent is quite expensive.

For that reason, I don't like wasting time chatting during practice. I also don't like spending too much time on group warm-up exercises because they take up valuable training time. I usually give everyone no more than five minutes to warm up on their own. After that, we begin together with suburi and try to keep the rest of the session moving at a good pace.

Most of the people who come to my dojo actually live in other cities. As strange as it may sound, one of our members even travels from Wales.

Knowing that people have made such an effort to get there, I don't feel comfortable spending class time telling stories or talking about my own kendo experiences. If anyone wants to chat after practice, my door is always open.

So why am I writing all of this?

Last Sunday, I drove for an hour to visit another dojo. During the journey I kept thinking about what I wanted to focus on, which technical mistakes I needed to correct, and how I could improve my kendo.

I genuinely like the instructor at that dojo. He has very solid kendo, a strong kamae, and I would say he's mentally very sharp as well.

Recently, however, I've noticed that his classes have changed quite a bit. In the past they were much more dynamic—excellent both for physical conditioning and technical development. You had the opportunity to practise a wide variety of techniques.

Anyway, the class started with about twenty minutes of kata, followed by group warm-up exercises and suburi.

I'd like to make a small point here. In my opinion, if you've already started the class with kata, then additional warm-up exercises and suburi are no longer essential. Your muscles are already warm from practising kata. If you're particularly enthusiastic, by all means continue with suburi afterwards—but I don't think separate warm-up exercises are necessary.

By this point, around 40 to 45 minutes had already passed. We then moved on to basic footwork and cutting drills, which took another 20 to 25 minutes. After a short break, we finally put on our men. When I looked at the clock, there were only about 40 to 45 minutes left.

Of course, once we had our men on, we practised kirikaeshi, men strikes, and some basic kihon. But it all ended so quickly that I was genuinely surprised. At the end of class, mawari-geiko or jigeiko doesn't have to be included every single time. However, it seemed that the goal was to finish everything as quickly as possible just to make room for it.

Personally, I don't see the point of adding jigeiko at the end of a class if we haven't spent enough time practising kihon properly. To me, the fundamental purpose of kendo practice is to make the kendo we're performing today a little closer to the ideal kendo we aspire to achieve.

15 Temmuz 2026 Çarşamba

Tekrar 1000+ Suburi













Merhaba Arkadaşlar,

Umarım iyisinizdir. 

Ben kendi adıma Kendo’ya tekrar baştan başlamış gibi hissediyorum. 

Dürüst olmak gerekirse “Rokudan” sınavımdan sonra özellikle Kendo anlamında her şeyin daha da kolaylaşacağına inanıyordum. 
Farklı bir seviyeye çıktığımı artık öyle kolayca kimse bana dokunamayacağı gibi bende yeni muhteşem güçlere sahip olacaktım. Tam bir pazarlama hilesi 😂 

Yıllar önce Kendo’ya başladığımda elbette ki her farklı seviyenin kulaktan kulağa yayılan bir efsanesi vardı. O zamanlar Türkiye’de en yüksek seviye “Nidan”dı. 

İlk tanıştığım “Rokudan” ise, her zaman sevdiğim ve çok saygı duyduğum Kakuta Senseiydi. 

Bana bir Kendocunun kişilik ve terbiye anlamında nasıl olması gerektiğine dair ilk önemli örnek oldu. 

Aradan geçen onca zaman içerisinde bir çok farklı yüksek seviyeden Kendocularla çalışma fırsatım oldu. Kimisi fiziksel anlamda çok güçlü, kimisi çok genç ve hızlı ve kimisi de ileri yaşlarda olmasına rağmen dokunulmazdı. 

Bilgisayar oyunlarındaki gibi karakterimiz her level atladığında yeni bir özelliğimizin otomatik olarak açılacağını düşünüyoruz sanırım. (Keşke öyle olsa 🤣)

Bugünler de en büyük sıkıntım sanırım biraz da benim gibi insanların halen etrafta olduğunu görmek. Sadece seviyem yüzünden bana saldırmaya korkuyorlar veya daha defansif kalmaya çalışıyorlar. 
Oysa ki, değişen bir şey yok, ben eskiden nasılsam halen aynı şekilde kötü kendo yapıyorum. (Daha güzel kendo yapabilmek için gerçekten çok uğraşıyorum inanın) 

Bir sonraki sınavıma daha enerjik, daha güçlü ve ruhsal olarak daha dingin hazırlanmak istiyorum. 

Eskiden olduğu gibi günde 1000 suburi yapmaya başladım. Karın ve sırt kaslarımı diri ve güçlü tutmalıyım. 

Her me kadar çok hoşlanmasam da internetten bol bol yüksek seviyelerin kendo videolarını izlemeye başladım.

İlerleyen zamanlardaki gelişmelerini sizlerle paylaşacağım 😉

Saygılarımla 




29 Mayıs 2026 Cuma

SoShinKai Godo-Keiko

 


Merhaba Arkadaşlar,

Uzun bir aradan sonra tekrar bir etkinlik organize etmek son derece keyifli oldu.

Kulübünüzü tekrar bir başka ülkede açmak ve en baştan bir kulüp kurmak gerçekten hem uzun hem de zahmetli bir süreç oldu. 

Elbette ki her şey daha bitmedi. Kulübümüz de yeni başlayan arkadaşlarımız olmasına rağmen henüz hiçbiri daha Bogu giymedi. En yakın zaman da bunun değişeceğine inanıyorum. 

Ama gene de Birleşik Krallık’ta geçen bu son 8 sene içerisinde bir çok farklı kulüpten dostlar edinme şansına sahip olduk.

Dün gece ilk defa kulübümüzde bu dostlardan bir kısmını ağırlama şansını elde ettik. Bolton, Preston, Manchester, Liverpool, Leeds ve York gibi şehirlerin yanı sonra kuzey Galler’den kendocu dostlarımız davetimize katıldı. 

Dün akşam 16 kişi (bu sayının içinde oğlum da var) kulübümüzde iki saatlik çok keyifli bir zaman geçirdik.

Açıkçası hem işi hem de diğer sebeplerden dolayı katılamayanlar da gelseydi eğer içerisi ciddi olarak çok sıkışık bir hal alabilirdi. 🤔

Ama elbette (bu tamamen benim fikrim) etkinliğimize verdiği destek nedeniyle bu kadar insanın bana göre orada olma sebebi Fisher Sensei 7R’in de gelmiş olması diye düşünüyorum. 

Çalışmanın sonunda herkesin mutlu olduğunu görmek ve çok uzak mesafelerden gelmelerine rağmen buna deydiğini söylemeleri beni ayrıca çok mutlu etti. 

Kuzey İngiltere bölgesinde Kendo yapan ve bu bölgedeki Kendo’nun gelişmesi için bu gibi etkinliklerin düzenlenmesini destekleyen herkese teşekkür ediyorum.

Saygılarımla 







10 Mayıs 2026 Pazar

BKA Referee Seminar 2026




Merhaba Arkadaşlar,

Umarım herkes iyi bir haftasonumu geçiriyordur.

Benim için hem keyifli hem de hüzünlü bir haftaydı.

Geçen hafta cuma günü Istanbul/Türkiye'de yaşayan annem beni ve ailemi ziyaret etmek için buraya geldi. Elimizden geldiğince birlikte vakit geçirmeye çalıştık. Belki süre çok uzun gelmeyebilir ama biz birbirimizi 2 yıldır göremiyorduk.

Diğer bir yandan da uzun bir süredir yaşadığımız bölgeye yakın bir Hakemlik semineri yapılmıyor oluşunun ardından dün sonunda bu imkana kavuşabildik.

Seminerin eğitimenliğini Andy Fisher 7R ve Miyuki Fisher 6R çifti görevlendirildi.

En son şubat ayında gerçekleştirilen EKF (Avrupa Kendo Federasyonu) EKC (Avrupa Kendo Şampiyonası- Montenegro) Hakemlik Seminerinde Birleşik Krallık'tan 4 adet hakem seçildi. Sırasıyla bu isimler

Y. Hiyama Sensei 7K
A. Fisher Sensei 7R
M. Fisher 6R
A. Lam 6
 
BKA, bu isimlerin açıklanması ile birlikte ülke içerisinde 2 adet Hakemlik Semineri düzenleme kararı aldığını bildirdi. Elbette ki bir tanesi gene Londra'ya yakın bir spor salonunda ve diğeri de (sözde) ülkenin ortası dedikleri (hiç alakası yok inanın) Nottingham'da dün gerçekleştirildi.

Böylesine önemli ve sorumluluk isteyen bir görev için öğrenmeye hevesli bir çok kişinin gelmesi son derece güzeldi. Her yaş kesiminden katılımcının hazır bulunduğu etkinliğe ben ve eşimde elbette ki katıldık.

Kendo'ya başladığımız yıllarda yaşadığımız bir çok zorluktan biri olarak tabi ki öyle kolay hakem bulamıyorduk. Bu sebepten ötürü daha ilk yıllarımdan beri Türkiye Kendo Şampiyonaları başta olmak üzere bir çok tecrübem oldu.

Ama elbette bu tecrübeler beni ne iyi bir hakem yapar ne de her şeyi bilen biri haline getirir. Özellikle Covid-19 döneminde güncellenen ve bazıları geçici durum olarak açıklanan kurallardan bir çoğu kalıcı hale gelirken bir kısmı da eski haline geri dönmüş duruma geri geldi.

Bu gibi bilgileri güncel olarak takip edebilmek için kesinlikle Japonca bilmeye gerek var diye inanıyorum. Çünkü tüm bu yeni güncellemeler Japonya dışına hemen bildirilmiyor.

Bizim seminere dönecek olursak, kesinlikle çok iyi planlanmış ve herkesin kolaylıkla anlayabileceği şekilde düzenlenmiş olması kesinlikle çok başarılıydı. Temel komutlar ve düzenlemeler üzerinden geçtikten sonra hem en çok tartışmaların geçtiği ''Tsubazeria'' bölgesi içerisindeki hatalardan hem de katılımcıların sorularına cevap verilerek ilerlendi. 

Seminerin büyük bölümünde ise gönüllü olarak seminere katılan Shiai Player'ların performanslarına herkes sırasıyla hakem olarak eşlik ederek bu önemli deneyimi yaşadılar. Ben kendi adıma bu bölüme dışarıdan devam ettim. Sınırlı bir sürede bu büyük kalabalığın tamamının bu şansı elde edebilmesi için sıramı salmak daha mantıklı geldi.

İnsanların elbette ki bu gibi bir sorumluluk almaktan korkmalarını çok iyi anlıyorum ama daha da ilginç olan özellikle daha yolun başında olan kitlelerin çok daha cesur bir şekilde öne çıkma istekleriydi. Bu kesinlikle desteklenmeli diye düşünüyorum. Hevesleri kesinlikle kırılmamalı ve desteklenmeliler.

Ama bence en önemli konu bu gibi iyi seminerin ardından edindikleri bilgileri kullanabilecekleri turnuvaların da organize edilebilmesidir. BKA yılda bir kere olmak üzere kendi resmi turnuvasını organize etmekte. Gönül ister ki hem genç nesillere hemde veteran gruba da şans verebileceği farklı farklı kategorilerde turnuvaları organize etsin.

Eminim ki sırası ve zamanı gelince bunlarda gerçekleşecektir.

Saygılarımla


16 Mart 2026 Pazartesi

Dō wa Tsuzuku (道は続く) "Yol devam eder" / “The Way continues.”

Merhaba Arkadaşlar,


Çok kısa bir sure önce Kendo yolculuğumun bir başka aşamasını daha geçerek geride bıraktım.

Önümde bir sonraki aşama için hem uzun hem de bir o kadar kısa zaman var. Nanadan (7.Dan) sınavının detaylarını öğrenmeye ve anlamaya çalışıyorum. Bu zorlu sınavı geçmiş bir kaç kişi ile en kısa sürede iletişime geçtim. 

Kişisel fikrime göre bir Rokudan (6.Dan) olarak hangi seviyedeyim bilemiyorum. Evet, sınavımı geçtim ama bu benim çok iyi olduğum anlamına gelmiyor. Belki de sınavı tam sınırda (4/6) geçtim. Sınavımın sonuçlarını doğrusu sormaya korkuyorum. 

Ancak, halen kavramaya çalıştığım şey bir sonraki aşamada neleri ön plana çıkarmam gerektiğine dair kesin bir bilgim yok. Her seviye sınavının kendine ait belirli özellikleri vardır. Bunları sınavlarınız özellikle işaret etmeniz gerekir.

Dürüst olmak gerekirse çok acele etmiyorum ama bir taraftan da acele etmem gerektiğine de inanıyorum. Ne kadar erken bu detayları keşfedersem o kadar uzun süre bu konular üzerine çalışabilirim. Ama dediğim gibi acele de etmek istemiyorum da, henüz iyi bir Rokudan olduğuma inanmıyorum. Ve öncelikle bu konuda kendimi ikna etmeliyim diye düşünüyorum. 

Yaşadığım bu ülkede kendi seviyemde yada daha yüksek seviyede birilerini bulmak çok kolay değil. Gene de bir çok kişiye oranla şanslı sayılırım çok yakınımda bir 7.Dan ve 6.Dan var. Ama, çeşitliliğin ve farklı bireylerle çalışmanın faydalı olduğuna inanıyorum.

Kitaplığımda Kendo ile ilgili bir çok kitap var. Her birini en az 2 defa okumuşumdur. Bazılarını elbette daha fazla okudum. Internetten bazı hocaların bloglarını takip ediyorum veya YouTube üzerinden kendilerini dinliyorum. Ancak, aradığımı halen bulamadım.

Önümüzdeki yıl için bazı gezi programları yapıyorum. Öncelikle hocamı ziyaret etmek istiyorum. Hazır İtalya'ya gitmişken oradaki diğer dostlarımla da çalışmanın hayalini kuruyorum. Bunun dışında kafamda oluşturduğum bir liste var, avrupadaki yüksek seviyeli bazı hocaları bizzat dojolarında ziyaret etmek istiyorum.

Önümde en azından 6 yıl var, ve bu süreyi verimli değerlendirmek  istiyorum.

Sizin de kendiniz için en iyisini yapacağınıza inanıyorum. Yolunuz bir gün UK'ye düşerse lütfen dojomu ziyaret edin.


www.soshinkaikendo.com


Saygılarımla

5 Şubat 2026 Perşembe

Sumi Sensei

Merhaba Arkadaşlar,

Bugün (4 Şubat 2026) sabah UK saati ile 7:18 de telefonuma bir dostumdan mesaj geldi  

“Very sad news… Sumi Sensei has passed away”

….

Yatağımda elimdeki telefonun ekranına uzun uzun baktım. 

….

Kendisi ile her ne kadar da olsa uzun bir geçmişimiz olmasa da, Türkiye’ye geldiği dönemlerde birlikte başbaşa vakit geçirme şansı yakaladığım için her zaman şanslı hissettim.

Tam bir beyefendi ve son derece iyi kalpli örnek bir insandı.

Umarım bir başka hayatta tekrar karşılaşırız. Huzur içinde uyusun. 



Saygılarımla


3 Şubat 2026 Salı

Brüksel'den Sevgiler !


Merhaba Arkadaşlar,

Bu defa sizlere bir kez daha Brüksel anılarımı yazmak istiyorum.

Bu yıl ki Hakemlik Semineri ve EKF Dan Sınavı için bir yıl öncesinden planlarımı yapmıştım. Çok önceden alınan uçak biletim, konaklama ile ilgili ayarlamalarımı daha geçtiğimiz seneden özellikle yapmıştım.

ADEBS'te konaklayabilebilmek gerçekten bir ayrıcalık halini aldı. Her yıl sadece Hakemlik Semineri için gelen katılımcı sayısı günden güne büyüyor. Duyduğum kadarıyla son bir kaç yıldır katılımcı sayısını 100 kişi ile sınırlandırıyorlar.

Geçen sene gelen Japon heyeti ve tüm katılımcılar nedense bir aradayken, bu yıl EKF (Avrupa Bölgesi) hakemlerinin seçimini 2 ayrı grupla yaptılar. Bir grup yalnızca 6.Dan'lardan oluşurken, diğer grup ise sadece 7.Dan'lardan oluştu. Bence kesinlikle mantıklı bir karar olmuş. Her neyse size yolculuğumdan bahsedeyim.  :)

30 Ocak:

Saat 11 de kalkacak uçağım için sabahın 6'sında kalktım. Evden çıkmadan önce son bir eşya kontrolü yapıp, boş mide ile yola çıkmamak için hızlı bir kaç şey atıştırmak ve her şeyden de önemlisi eşim ve oğlumu usulca uyandırıp, her ikisini de öpüp çıkabilmek için harcadığım süre kapıya gelen taksinin zamanlamasıyla tam olarak mükemmel oturdu.

7:20 de kalkan trenim ile tam bir saat kırk dakikalık havaalanı yolculuğuna başladım. Ama nedendir bilinmez trenin içi dışarıdan daha soğuktu. Her ihtimale karşın kalın giyindiğime gerçekten çok sevindim.

Havaalanına vardığımda yolculuk arkadaşlarım çoktan gelmiş ve pasaport kontrolü için ilerlemekteydiler. Gene ilginç bir şekilde şanslı olarak onlara tam zamanında yetiştim. (Zamanlama konusunda muhteşemim)

Sevgi dolu uçağımız ya benim bu dakikliğimi kıskandığı için ya da kendi keyfinden olsa gerek yaklaşık olarak bir saat kadar rötar yaptı. Zaten Manchester'dan bir saatlik bir mesafede olan Brüksel'e varmış olacakken biz halen uçağa bizi ne zaman alacaklar diye bekledik.

Neyse gecikmeli de olsa Brüksel'e vardık ve ADEBS'e doğru yol aldık. Yaklaşık yarım saat sonra odalarımızın anahtarlarını alıp dinlenmek için ayrıldık.
Akşam 7 de olacak olan serbest çalışmaya kadar dinlenebildiğim kadar dinlendim. Her ne kadar bu kadar yorgun olunca Kendo yapmak istememe rağmen çalışmaya doğru yol aldım.

Etkinliğin ilk günü olduğundan ötürü çok kişi olmaz diyordum ama gene de hatırı sayılı bir kalabalık vardı. Önce hafif bir Kihon çalışması ve ardından 5 tane Mawari-keiko gikeiko yapıldı.
Bu da bittince de herkes bir anda hocalara koşmaya başladı. :D

Kendi adıma daha devam etmek istemiyordum ama ayaklarımı zorlayarak bir sıraya giremeliyim dedi.
Daha önceden kendisini defalarca jüri koltuğunda gördüğüm İsveç'ten Mats Wahlqvist 7K Sensei'nin sırasını gördüm, kısa ve hızlı ilerliyordu.

Güzel, rahat ve son derece sakin bir çalışma yaptık. Çalışmadan sonra ''Pazar günü sınavın var mı?'' diye sordu. 

''Evet, Rokudan sınavım var'' dedim. ''Yarın tekrar çalışalım lütfen'' dedi. Elbette ki sevinerek kabul ettim.

Daha sonra başka sıralara da girdim ama açıkcası pek çalışmak istemiyordum. Hem yorgunluk hem de etrafımdaki bir çok stresten dolayı kendini kasmış kişilerin sakatlamasından çekindim.

Bu kısa çalışmadan sonra odama dönüp dinlenmeye karar verdim.


31 Ocak:

Cumartesi sabahı bir hayli geç uyandım. Bir önceki gece pek rahat uyuyamamıştım. Hemen üzerimi değiştirip Brüksel'deki Türklerin yoğun olarak yaşadıkları bir bölgeye gittim.

Geçen sene de büyük bir keyifle yemek yediğim restoranı bulup öğle yemeğimi yemiş oldum. Gerçekten onca yola değmişti. :)

Sonrasında ne yapacağıma bir türlü karar veremiyordum. Geçen sene şehir merkezini fazlasıyla gezmiştim. Ne tek başıma dolaşmak ne de gereksiz para harcamak istemiyordum. Bu sebepten ADEBS'e geri döndüm.

Akşam Keiko'suna kadar odamda oturup kitap okudum. Akşam Keiko'sunun saati yaklaşınca da yavaş yavaş üzerimi değiştirip salona indim.

Dün sözleştiğimiz gibi önce Walqlvist Sensei (İsveç) ile çalıştım. Sonra gene gün içinde sohbet ettiğim ve UK'den tanıdığım (aynı zamanda benim 5.Dan sınavımda jüri olan) Hiyama Sensei 7K ile çalıştım. Tam bu da bitti derken Frey Sensei'nin gözlerini üzerimde hissettim ve onun da sırasına girdim. :D

Günün sonunda üçünden de güzel yorumlar ve ufak uyarılar aldım. Odama döndüğümde son derece mutluydum. Ertesi gününe kada üzerine düşüneceğim bir kaç önemli konu çıkmıştı.

Akşam yemeğimi yiyip ufak bir belgesel izledikten sonra yattım. Yarın büyük gün!


01 Şubat:

Erkenden ama çok erkenden kalktım. Üzerimde ciddi bir stres hissediyorum. Her ne kadar kendime ''sakin ol, bu da her günkü gibi normal Kendo günü'' desem de içten içe buna ben de inanmıyordum.

Sanırım 11:30 a kadar odamda oyalanmaya çalıştım. Biraz Fumikomi çalıştım, biraz Suburi yaptım. Sınav saati 14:00 olarak duyuru yapıldı. Saat yaklaştıkça odam daha da küçük gelmeye başladı.

En iyisi salona doğru bir gidip neler oluyor bir bakayım dedi. Aman tanrım iyi ki de gitmişim. Sınav numaraları dağıtılmaya başlanmış. Programda yazan saat çok farklıydı oysa ki.

O upuzun sıraya girdim hemen ve tam bir saat sıra bekledim.



Sınav numaramı alır almaz hızlıca odama doğru gittim ve eşyalarımı hazırlamaya başladım. Sakince ve olabildiğince düzgün bir biçimde giyinmeye çalıştım. Her şeyin doğru ve düzgün olduğundan emin olunca salona doğru yola koyuldum.

13:00 civarında tüm sınava girecek olan adayları bir araya topladılar. Önce herkesi gruplarına göre ayırdılar. Ki, bir hayli uzun sürdü. Netice de sadece 6.Dan için orada bulunan kişi sayısı sanırım 79 kişiydi. Ayrıca 7.Dan sınavı için gelmiş yaklaşık 37 kişi ile gerçekten büyük bir grup oluşturduk.

Gruplara ayrılma işi bitince herkesi bir araya toplayıp, yeni Rei-ho sistemini anlattılar.

** EKF, geçtiğimiz yıl sonuna doğru çok önemli bir karar alarak Avrupa'daki sınav sistemlerini Japonya ile aynı sisteme doğru değişiklik yaptı. Bu ne demek , Eskiden yaşı en genç olanlar ilk numaraları alırlardı (601, 602 ... gibi), şimdiki sistemle ilk önce yaşı en büyük olandan itibaren en genç olana doğru sıralandık. ( en genç kişinin numarası 679 idi)

** EKF, ayrıca Japonya'da uygulandığı şekliyle sahaya girmeyi ve çıkmayı daha pratik haline getiren aynı zamanda önemli bir zaman kazandıran sistemi de beraberinde getirdi. 


Tüm bu bilgilendirme işleri bitince sınav aniden başladı. Ben az önce sahaya bakıyordum, ama şimdi 601 ve 602 sınavlarına başlamışlar bile :O

Sınav Jürisi;
Koda Kunihide 8H
Ishii Takeshi 8H
Honna Kazuhiko 8H
Labru Jean-Pierre 7K
Wahlqvist Mats 7K
Kumpf Uwe 7K

Neyseki bana bir hayli zaman var diyerek tüm maçları izlemeye başladım. Saat sanırım üçü gösteriyordu bizim gruba doğru sıra yaklaşmaya başlayınca bende Men'imi bağlamaya başladım.

Saha kenarındaki sandalyelerin en ön sırasına tam oturduk ki Hocalar ara vermek istediler. Yaklaşık ilk 8 grubu bitirmişlerdi. Haliyle ciddi anlamda yorulmuş olmaları gerekiyor. Birden sandalyede oturan herkes ayağa kalkıp ya esneme hareketleri yada suburi yapmaya başladı.

Bense kendi kendime ''Otur oturduğun yerde, enerji harcamaya hiiiiç gerek yok'' diyerekten sandalyemde o 10 dakikanın geçmesini bekledim.

On dakikalık ara bitince bizden önceki grup maçları başlamış oldu. Her maçta toplam 3 yada 4 vuruş yapılabildiğini veya yaklaşık olara bir dakika kadar sürmüş olabileceğini düşünürseniz bana sıranın gelmesi bir hayli hızlı oldu.

Bizim grubun ilki bendim, bu benim için aslında önemli bir avantajdı diye düşünüyorum. Netice de ilk maçımdan sonra son grup maçına kadar dinlenebileceğim. Ayrıca ikinci rakibimi de izleme şansım olacağı gibi karşıma yorgun çıkacağı gerçeği de var. İlk rakibim ile geçen sene gene aynı gruptaydık. O yüzden kendisi ile ilgili biraz bilgim ve tecrübem vardı.


Sınavım bitipte sahadan çıkarken ister istemez ''Ben az önce ne yaptım'' diye bir düşünüyorsunuz. İşin ilginç tarafı ise sıcağı sıcağına olduğundan ben yaptıklarımın çok büyük bir bölümünü hatırlamıyordum. 

Aklımdaki bu soru ile sahadan ayrılırken tribünde oturan patronum Andy Fisher 7R ve eşine Miyuki Fisher 6'ya direk baktım. Bana olumlu olduğunu göstermek için direk baş parmağını kaldırdı.

Dürüst olmak gerekirse hem çok şaşırdım hem de pek inanamadım. Ben hiç öyle hissetmiyordum. Men'imi çıkarıp ayağa kalkınca yanıma gelen bir çok kişi devamlı olarak olumlu yorumlarda bulundular. Biraz utanarak ve biraz da şaşırarak her birine teşekkür ettim ama bir türlü %100 emin olamıyordum.

Rokudan sınavları bitipte, Nanadan sınavları başlayıncaya kadar bir şey düşünmek istemedim. Sonuçları görme fikri bile korkutucu geliyordu. Önce yanlış alarm verildi ve herkes gibi bende sınav sonuçlarının asıldığı koridora ilerledim. Elbette ki bizim sınavla bir ilgisi olmadığı ortaya çıktı. Kimisi çok rahatladı kimisi daha da gerildi.

Bende kendimi saha kenarında Nanadan maçlarını izlerken buldum. Sanırım 3. grup yeni bitirmişti, arkamda tekrar bir telaş başladı. Gene bütün millet koridora ilerliyordu. Ben daha kapıya yaklaşırken çok değerli dostum İmre Sipahi '' Hadi geçmiş olsun, çok tebrik ederim'' dedi gülmeyen bir ifade ile. Hemen kapıdan karşı duvara baktım ve numaramı orada gördüm. Emin olmak için Tare'de yazan numarama tekrar baktım (sanırım bunu hemen hemen herkes yaptı o anda). 



Gerçekten de benim numaram karşı duvardaki listede yazıyordu. Gerçekten çok sevindim, hemen İmre'ye ''Sen de geçtin, değil mi'' diye sordum. Çünkü yüzündeki ifade hem samimi hem de mutlu gibiydi. ''Hayır'' dedi. Bir anda tüm neşem gitti. 

Türk Kendosuna bu kadar emek harcamış birinin, bana senelerce dojosunu açmış birinin geçmesini çok istemiştim. O an ne diyeceğimi bilemedim. Usulca özür dileyerek uzaklaştım.

Sonra kafama dank etti ve tekrar listeye bakmak için geri koştum. Kata sınavı önce partnerimin kim olduğunu öğrenmem ve kendisini bulup sınavdan önce en azından bir kere prova yapalım istedim.

Neyse ki, o da beni arıyormuş :D

Koridor da güzel ve sakin bir şekilde 10 Kata'yı da çalıştık. Rollerimizin belli olması da kafa karışıklığını en baştan önledi. Şansıma kendini tamamen benim kontrolüme bırakmış olması da son derece olumlu oldu. 

Kata'nın başlangıcından sonuna kada son derece rahattık ve harika bir şekilde tamamladık. İkimiz de sonuçtan son derece emindik artık.


Şunu mutlaka söylemeliyim, geçen sene ki denememden sonra oturup uzun uzun düşündüm. Kendime rahat ama hedef odaklı bir plan çizdim. Andy ve eşinin yardımlarını kesinlikle görmezden gelemem. Ellerinden geldiğince en ince detaya kadar sınav gününe kadar beni takip ettiler.

Kendilerine bir de buradan çok teşekkür etmek istiyorum.

Buradan eşime de çok ama çok teşekkür ederim. Son bir kaç sene özellikle göstermiş olduğu fedakarlı ve özveri sayesinde sınavıma odaklanabildim. Son bir kaç haftadır birlikte çalışabilmiş olmamız da beni son derece mutlu etti. Karıcığım seni çok seviyorum.

Bana bu süreç boyunca yardım eden, Kendosunu dürüstçe paylaşan herkese sonsuz teşekkürler ederim.


Saygılarımla  

27 Ocak 2026 Salı

Mutlaka Okumalisiniz / You must read this Book ! (TR / EN)


Merhaba Arkadaşlar

Umarım keyfiniz yerindedir. 

Uzun zaman kendo dünyasının içinde olunca ister istemez bir çok konuda araştırma yapmak veya merakınızı gidermek için çeşit çeşit yollara başvurmuşuzdur. 

Şu anda kütüphanemde kendo ile ilgili kaç kitap vardır bilmiyorum. Ama son olarak edindiğim bu kitaba kesinlikle hayran kaldım.

Bir çok kitap hemen hemen ayni bilgileri tekrarlar ve konu Kendo olunca da genelinde her zaman "Bu teknik şöyle yapılır , diğer teknik icin ben bunu öneririm" gibi benzer konular görülmekte.

Ancak bu kitapta yazarın kişisel fikirleri gerçekten çok az miktarda bulunmaktadır. Peki size bilgileri kimler veriyor ve bu kitaba neden sahip olmalısınız?

Kitabın içerisinde yer alan konulara ilişkin bilgilerin çok büyük bir bölümünü yalnızca 8.Dan hocalar vermektedir. Ama ufak bir detay farkıyla, o da o konu hakkındaki fikir ve bilgileri sadece bir 8.Dan vermiyor! 3 farklı kişinin ağzından dinliyorsunuz. Bence kesinlikle mükemmel bir olmuş.

''Ben şu ..... sensei'nin dediklerini dinliyorum.'' gibi bir seçeneğe elbette ki takip edebilirsiniz. Ama birden fazla yüksek seviyeli hocanın her konu hakkında gösterdikleri farklı bakış açılarını tek bir kitapta görebilmek kesinlikle büyük bir zenginlik demeliyim.

Ben kitap evime geldiği akşam okumaya başladım ve gerçekten çok büyük bir keyifle ve merakla okudum.

Bu kitabı okuyunca anlayacaksınız ki, gerçekten uzun bir zaman diliminde edinilen bilgilerin, bir çok seyahatin ve gene bir sürü seminerin sonunda zor şartlarda elde edilip not alınmış bilgilerden oluşmaktadır. 

Lütfen kitabı aldığınızda yazarın gösterdiği çabayı ve uzun senelerin emeğini unutmayın ve ücretsiz PDF veya fotokopi kopyalarına kimseyi teşvik etmeyin. Teşekkür ederim.

''Kitabı nereden alabilirim?''

Arkadaşlar bildiğim kadarıyla kitabı şu anda alabileceğiniz bir online portal bulunmamaktadır. Ama kitaba sahip olmak istiyorsanız direk olarak yazarıyla iletişime geçmeniz gerekiyor. Kitabın fiyatı 22 euro ama elbette posta ücreti ile size kaça gelir bilmiyorum.

Jindrich Ziegelheim 7.Dan Renshi

e-mail : ziegelhe@hotmail.com

BKA Kendo Summer Seminar 2026

Merhaba Arkadaşlar, Arka arkaya bir çok yazı paylaştığım için üzgünüm. Ama etkinlikler böyle arka arkaya olunca mecburen yazıya döküyorum.  ...