24 Ağustos 2026 Pazartesi

BKA Kendo Summer Seminar 2026














Merhaba Arkadaşlar,

Arka arkaya bir çok yazı paylaştığım için üzgünüm. Ama etkinlikler böyle arka arkaya olunca mecburen yazıya döküyorum. 

Bu geçtiğimiz haftasonunda BKA (British Kendo Association) tarafından düzenlenen bir etkinlikte görev aldım. Her ne kadar özel işlerim nedeniyle dört günlük seminerin sadece pazar gününe katılmış olsam bile, gene de çok yorucu geçti. 

Bu yıl etkinlik geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Birleşik Krallığın güneyinde yer alan Guildford’da yapılmadı. Kuzey İngiltere’nin Leeds şehrinde bulunan son derece popüler bir mekan olan “Royal Armories Museum” da yapıldı. 

Bana ve bir çok UK vatandaşına göre ülkenin en iyi müzelerinden biri olan bu müzenin giriş katında bulunan büyükçe bir salonda gerçekleşen seminere maalesef geçmiş yıllarda olduğu kadar büyük bir kitle katılmadı. 

Seminerin bu yılki baş eğitmenleri Labru Sensei 7K ve Frey Sensei 7K idi. Onlara eşlik eden UK’den diğer 7.Dan’lar da istenilen çoğunluğu sanırım sağlayamadılar.

BKA beni Dan sınavında jüri üyesi olarak davet etti. Bu gerçekten büyük bir onur, ülkenin en önemli etkinliğinde jüride yer alabilmek beni son derece mutlu etti. 

Etkinliğin sonunda yapılan sınavda 2 ayrı sınav alanı bulunuyordu. İlk masa 4.Dan ve 5.Dan için bir araya gelmişti. Ben ise ikinci masada yerimi aldım. Ikkyu’dan 3.Dan’a kadar ki sınavlarda not verdim. 

Türkiye’deyken Ikkyu sınavlarımız gerçekten başka bir boyuttaydı. Belirli bir beceri ve görsel olarak neticeden emin bir şekilde ayrılabiliyorduk. 

Ancak bu ülkede temel olarak bakılan kabaca Kirikaeshi yapıyor mu? Fumikomi adımlarını atabiliyor mu? … bitti bu kadar. Bazı jüri üyeleri az daha duyarlı olabiliyor. “3 ay sonra Shodan sınavına girse geçebilir mi?” diye incelik yapıp ona göre karar veriyorlar. 

Açıkçası söylenecek hiçbir şey yok. Ülkenin Kendo kalitesi ciddi anlamda daha en baştan düşük değerlerle başlıyor. 
Bana göre düzelmesinin de bir yolu yok, çünkü bu halinden memnunlar 😔

4.Dan ve 5.Dan sınavlarında her zaman ki gibi çok büyük bir grup kaldı. Bazıları bunun doğal olduğunu savunabilir. Ama sınava girenleri gördüğüm için söylüyorum, bence en azından üçte biri yada az biraz daha fazlası geçebilirdi. 

Özellikle bu iki sınava giren kitlenin sınavdan sonra jüri üyelerinden aldıkları geri bildirimlerden en büyük şikayetleri, jüri üyelerinin bile birbiri ile çelişkili olduğu ve daha da önemlisi seminer boyunca bu bilgilerin hiç üzerinde durulmaması olmuş. Üzücü. 😓 

Umarım yakın gelecekte bir şeyler olumlu anlamda değişir ve ülkede Kendo yapan bu insanlar hedeflerine ulaşabilirler. 

Saygılarımla 

20 Ağustos 2026 Perşembe

5.Dan Grading 🤔











Merhaba Arkadaşlar,

Bu yazım da sizlerle benimle alakası olmayan ama iki arkadaşımın bu haftasonu girecekleri 5.Dan sınavına ilişkin izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. 

16 Ağustos 2026 Pazar

Tonbo Cup 2026 (TR/EN)














Merhaba arkadaşlar, 

Bir kez daha muhteşem Tonbo Cup etkinliğinde gene bulundum. 

Yıllardır gittiğim ve duyduğum tüm turnuvalar içinde dürüst olmak gerekirse en çok bu turnuvanın sistemini seviyorum. 

Toplam 20 takımın (3 +1 kişilik takımlar) 4 ayrı pool da yarışan 5 ayrı takımın lig usulü mücadelesi kesinlikle çok değerli. 

Ben şahsım adına bir turnuvaya gidip orada önce sıramın gelmesini ardından da bir sonraki maçımın kimbilir ne zaman olacağını bilmeden beklemeyi hiç sevemedim. 

Uzun bir yolculuk, konaklama, yemek ve diğer küçük masrafları ödeyip belki de tek bir maç yapıp dönme ihtimali olabiliyor. 

Oysa ki, Tonbo Cup’ta tüm takımlar en az 4 maç garanti yapacaklar. Dört katı deneyim kazanma garantisi veriyorlar. Bu süper bir imkan. 

Öğleden önce 2 pool’da mücadele edecek takımlar iki shiai-Jo ya arıldılar. Ben bu yıl Shiai-Jo B de görev aldım. Ancak her turnuvanın en büyük sorunu elbette burada da kendini gösterdi. Yeterli hakemin olmayışı bize yeterince dinlenme imkanı vermeden sürekli olarak ayakta durmamızı gerektirdi. 

Kendi açımdan olumlu olan nokta ise, hakemlik becerilerimi sürekli test etme şansım oldu. Günün sonunda şunu anladım ki, her ne kadar tüm kuralları da bilsen, fiziksel anlamda hazır da olsan, yeterince çok hakemlik yapamadığın zaman özgüvenin biraz düşük kalabiliyor. 

Yanımızda 2 tane EKC hakemlik deneyimi olan deneyimli insanların oluşu biraz güven ve biraz da stres oluştursa da onlardan aldığım yorumlar beni çok mutlu etti. 

Eğer her şey yolunda giderse bir gün bende EKC de görev alabilmeyi çok isterim. 

Günün sonunda çok güzel ilerleyen , dostça gerçekleşen maçların ardından eminim ki herkes salondan tatmin olarak ayrıldı. 

Evet yorulduk ama aynı zamanda çok şeylerde öğrendik.Yepyeni dostluklar edindik. Bence bunlardan daha  kıymetli bir ödül olamaz. 

Umarım seneye tekrar beni bu göreve uygun görürler diye diliyorum. 

5 Ağustos 2026 Çarşamba

Araya karışmak ve hedeflerimiz

[English version below]

Merhaba Arkadaşlar,

Umarım herkesin keyfi yerindedir, yaz dönemini güzel geçiriyorsunuzdur. 

Bugün size kendo ile ilgili kişisel dertlerimi anlatacağım. Başınızı ağrıtacağım için özür dilerim. Ama mecburum. 

Kendo için çok basit bir hayat felsefem var. 

“Neredeysen oraya uyum sağla” 

Yani, gittiğim seminerler olsun, ziyaret ettiğim kulüpler olsun mutlaka amacım araya karışarak ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak keyif almaya odaklanırım. 

Çünkü keyif almazsanız oraya gitmenin bana göre pek bir anlamı yok. Keyif aldığımızda duruma, yaptığımız odaklanırız. Günün sonunda eve dönerken kendimizi zihinsel olarak biraz yorgun ama mutlu hissederken, fiziksel olarakta göstermiş olduğumuz efordan dolayı tatmin olduğumuzu görürüz. 

Benim kendi kulübüm ile evim arası araba ile 6 dakika sürüyor. Hiç yürümedim veya koşmadım. Ama kulübümdeki çalışma süresi diğer kulüplere oranla çok daha kısa. 

Eğer 4 ve üzeri bir sayıda katılımcım varsa 1 saat 30 dakika çalışabiliyoruz. Daha az bir sayıda kalırsak yalnızca 1 saat çalışabiliriz. Kulüp için kullandığımız salon bir hayli pahalı. 

Ancak , kulüpte dalga geçmek için vakit harcamam, toplu ısınma hareketlerini sevmediğim için (çok vakit harcıyor), kulübe gelenlere ısınmaları için en fazla 5 dakika zaman veriyorum. Ardından da hep beraber Suburi ile başlayıp , günün geri kalanını tempolu bir şekilde devam ettirmeye çalışıyorum. 

Kulübüme gelenlerin büyük kısmı başka şehirlerde yaşıyor. Hatta kulağa garip gelse de bir bayan arkadaşımız Galler’den geliyor. 
Haliyle onca yoldan gelen insanlara ders boyunca hikayeler anlatıp veya kendo maceralarımı anlatıp vakitlerini çalmaktan hoşlanmıyorum. Dersten sonra konuşmak veya muhabbet etmek isteyenlere kapım her zaman açık elbette. 

Neden bunları yazdım? 
Geçtiğimiz pazar günü 1 saatlik bir araba yolculuğundan sonra nir kulübü ziyarete gittim. Aklımda yol boyunca nelere odaklanmam gerektiğini, tekniklerimdeki hataları nasıl düzeltmem gerektiğini düşünüp durdum. 

Kulübün hocasını gerçekten çok severim. Çok düzgün bir kendo yapmaktadır. Güçlü bir kamaesi var. Zihinsel olarakta bir hayli çevik demek doğru olur. 

Som zamanlarda derslerini çok değiştirdiğini fark ettim. Önceleri daha aktifti , hem kondisyon açısından etkili hem de teknik anlamda çok faydalıydı. Bir çok tekniği çalışabilme imkanı yakalayabiliyordunuz. 

Neyse, derse önce 20 dakika kata ile başlandı. Ardından toplu ısınma ve suburi yapıldı. 

** Burada araya girmek istiyorum. Bana göre eğer bir dersin başında kata yapıldıysa artık ısınma ve suburi mecburi değildir. Kata yaparak zaten kaslarımız ısınmıştır. Ama çok hevesliyseniz kata’dan sonra suburi gene yapın ama ısınma hareketlerine hiç gerek yok.

Bu aşamadan sonra zaten neredeyse 40-45 dakika geçmişti. Sonra temel yürüş ve kesiş hareketlerine geçildi. Bu da neredeyse 20-25 dakika sürdü. Gene kısa bir ara ve sonunda Men giydik. Saate baktığımda 40-45 dakika kalmıştı. 
Elbette Men giydikten sonra kirikaeshi, men bazı kihonlar çalıştık ancak o kadar kısa sürdü ki şaşırdım. Ders sonunda illa ki Mawari-Keiko Gikeiko yapılmak zorunda değil ! Ama belli ki amaç her şeyi kısa sürede bitirip bunun için zaman yaratmaktı. 

Kişisel fikrim eğer doğru şekilde kihon çalışamıyorsak ders sonunda gikeiko koymanın hiçbir mantığı yok. Kendo çalışmamızın temel prensibi (bana göre) yaptığımızla Kendo’yu ideallerimizdeki Kendo’ya yaklaştırabilmektir. 

——————————————————

English version; 

Hello everyone,

I hope you're all doing well and enjoying the summer.

Today I'd like to share some personal thoughts—and frustrations—about kendo. I apologize in advance if this turns into a bit of a rant, but I feel I need to get it off my chest.

I have a very simple philosophy when it comes to kendo:

"Wherever you go, adapt to the environment."

Whether I'm attending a seminar or visiting another dojo, my goal is always the same: blend in, do my best, and enjoy the experience.

Because, in my opinion, if you're not enjoying yourself, there's very little point in being there. When we're enjoying practice, we naturally focus on what we're doing. At the end of the day, we go home mentally tired but happy, and physically satisfied because we've genuinely worked hard.

My own dojo is only a six-minute drive from my home. I've never had to walk or run to get there. However, our training sessions are much shorter than those at many other clubs.

If four or more people attend, we can train for an hour and a half. If fewer people show up, we're limited to just one hour because the hall we rent is quite expensive.

For that reason, I don't like wasting time chatting during practice. I also don't like spending too much time on group warm-up exercises because they take up valuable training time. I usually give everyone no more than five minutes to warm up on their own. After that, we begin together with suburi and try to keep the rest of the session moving at a good pace.

Most of the people who come to my dojo actually live in other cities. As strange as it may sound, one of our members even travels from Wales.

Knowing that people have made such an effort to get there, I don't feel comfortable spending class time telling stories or talking about my own kendo experiences. If anyone wants to chat after practice, my door is always open.

So why am I writing all of this?

Last Sunday, I drove for an hour to visit another dojo. During the journey I kept thinking about what I wanted to focus on, which technical mistakes I needed to correct, and how I could improve my kendo.

I genuinely like the instructor at that dojo. He has very solid kendo, a strong kamae, and I would say he's mentally very sharp as well.

Recently, however, I've noticed that his classes have changed quite a bit. In the past they were much more dynamic—excellent both for physical conditioning and technical development. You had the opportunity to practise a wide variety of techniques.

Anyway, the class started with about twenty minutes of kata, followed by group warm-up exercises and suburi.

I'd like to make a small point here. In my opinion, if you've already started the class with kata, then additional warm-up exercises and suburi are no longer essential. Your muscles are already warm from practising kata. If you're particularly enthusiastic, by all means continue with suburi afterwards—but I don't think separate warm-up exercises are necessary.

By this point, around 40 to 45 minutes had already passed. We then moved on to basic footwork and cutting drills, which took another 20 to 25 minutes. After a short break, we finally put on our men. When I looked at the clock, there were only about 40 to 45 minutes left.

Of course, once we had our men on, we practised kirikaeshi, men strikes, and some basic kihon. But it all ended so quickly that I was genuinely surprised. At the end of class, mawari-geiko or jigeiko doesn't have to be included every single time. However, it seemed that the goal was to finish everything as quickly as possible just to make room for it.

Personally, I don't see the point of adding jigeiko at the end of a class if we haven't spent enough time practising kihon properly. To me, the fundamental purpose of kendo practice is to make the kendo we're performing today a little closer to the ideal kendo we aspire to achieve.

BKA Kendo Summer Seminar 2026

Merhaba Arkadaşlar, Arka arkaya bir çok yazı paylaştığım için üzgünüm. Ama etkinlikler böyle arka arkaya olunca mecburen yazıya döküyorum.  ...